Önce bir rüzgâr ç?kar savurur yere dü?en kurumu? yapraklar? -ki ona gazel denir. Sonra ya?murlar ba?lar ya?maya ?slat?r dört bir yan?, ad?na Eylül denir. Hüznü, kaybolan bir mevsimin kanayan yerlerinden al?r Eylül!
Art?k ak?am oturmalar?, balkon sefalar?, yaz konserleri, e?lenceler, k?salan günler, dal?ndan kopar?lan meyveler, sahil kenarlar?, sayfiye yerler hepsi yava? yava? geride kalacakt?r. Yine yazdan k??a geçen yada ya?amdan ölüme uzanan bir senfoninin ilk notalar?n?n habercisi olacakt?r …
Eylül, Ekim’e satacakt?r hüznünü, o da tutup Kas?m’a.
Kas?m, ya?muruna so?uk kat?p rüzgâr?yla savuracakt?r, Aral?k ay?n?n olgun ve ma?rur kap?s?na.
Bilgedir Aral?k, o bütün aylar?n tamam?n? bilir, cemaziyel-evvel, malumdur ona.
Hepsini izler uzaktan , sonra al?r o hüznün yakan emanetini bir anda karlar?yla kaplar, so?utur her yan?n?; yan?na yöresine dökülen tüm hüzünleri… Emanet ederken vasiyet eder ocak ay?na.
“Sak?n kald?rma evlat kar alt?nda kald? bütün hazanlar, sen de söyle ?ubat’a o da küçüktür ama birazc?k halden anlar”
Evet, Eylül insan ömrünün sonuna i?aret eder, o yüzden onda sakl?d?r sonbahar?n kilit anahtar?…
?talyan ?air Dante 70 y?l demi? ise de insan ömrünü, bende mevsimlere böldüm kendi gönlümce…
?lkbahard?r, 25 y?l sürer insan ömründe. Bu ya?ta hüznü bol olanlara hayat?n?n bahar?nda soldu derler.
Yaz’d?r ki 50‘ye sürer ömrü, bu arada gidenlere ‘gencecik gitti’ derler en verimli ça??nda.
Son bahard?r ki, ba?lar Eylül’le; hüznü 75’e vurur talan olmu? ömrünü. Beraber yola ç?kt?klar?n?n haberleri gelmeye ba?lar minarelerden, haberlerden. Bir hüzün çökmeye ba?lar içinde, torun-torba güldürse de, hüzne dü?en ömrünü o da bilir art?k her ad?m menfeze do?ru k??, kara k?? olur nefesi buradan sonra uzayanlara…
Bazen uzatmalar? oynad???n? söyler 75’i a??p bu kap?ya var?nca, bazen iç çeker ‘koca bir ömür nas?l geçti hepsi bir nefes gibi’ diye. Bayramlarda eli öpüldükçe söylenmeye ba?lar, ‘ölünce mezar?ma da böyle gelin, unutmay?n beni e mi’ der, yaln?zl?k çöker yüre?ine.
?akayla kar???k oradan birisi “Sen daha bizi de gömersin dur hele” derken, bazen gerçek olur bu söz s?ra bozulur ve aradan biri hayat?n bahar?nda, ondan da önce uzan?r dokuz tahtan?n hemen alt?na …
Sahi nas?ld? kimindi o söz, “Dün geçti, bugün bitti, yar?n var m?? Gençli?ime de güvenemem, ölen hep ihtiyar m??”
Eylül, insan ömrünün, eskiyen, ü?üyen, ellerinden kay?p giden de?erlerine benzer. Hayat?n ölüme aç?lan kap?s?na, bir sevdan?n biti?ine, bir a?k?n sonuna benzer, ama sadece benzer. Yoksa bu ayda seven de çok, bu ayda evlenen de, bu ayda gülen de çok, bu ayda yükselen de…
Nas?l diyordu ?air:
“Dü?en bir yaprak görürsen beni hat?rla demi?tin
Biliyorsun seni ben sonbaharda sevmi?tim.”